KAPAT
Op. Dr. Eser Aydoğdu

Hangi yüz gençleştirme yöntemi
size daha uygun?

Kapat

0216 384 71 72

Bağdat Cad. Harput Apt. No:503/6 Bostancı – Kadıköy / İSTANBUL

Elmacık Dolgusu

Genellikle kadınların yüzleri incelendiğinde elmacık kemiğinin belirgin olması güzellik kritelerinden sayılmaktadır. Belirgin elmacık kemiği ve öne çıkık olması daha genç daha gergin bir cilt ifadesi sağlar. Elmacık kemiği bölgesindeki çöküklükler yüzün daha üzgün ve yorgun gözükmesine neden olur.

Elmacık kemiklerine genelde iki sebeple müdahele yapmaktayız. Birinci sebep yaşla beraber yüz dokuları aşağı iner, düzleşme olur. Ya da genetik olarak elmacık kemiği gelişmemiştir.

Elmacık kemiğinin belirginleştirilmesinde uyguladığımız yöntemler;

1-Geçici dolgu maddeleri; Uygulanması en kolay ve pratik bir yöntem olduğu için elmacık kemiğinin belirginleştirilmesinde çok tercih edilir. Kullanılan dolgu maddesine göre kalıcılığı 6-18 ay arasında değişmektedir. Uygulama süresi 15 dk dır. Aynı gün iş hayatına dönüş yapılabilir.

2- Kalıcı dolgu maddeleri: Riskli bir işlem olduğu için kalıcı dolgu maddelerini pek tercih etmemekteyiz.

3- Yağ enjeksiyonu: Hastane ortamında yapılan bir işlemdir. Vücudun herhangi bir bölgesinden alınan yağ santrifuj edilerek elmacık bölgesine enjekte edilir.

4- İmplant: Elmacık kemiklerinde düzleşme olan kişilerde tercih edilir. Genel anestezi altında elmacık kemiği şeklinde özel tasarlanmış bir implant buraya yerleştirlir.

5- Orta yüz germe ve askılama: Yaşlanmaya ve yüz sarkmasına bağlı deformitelerde tercih edilen bir yöntemdir. Sarkan cilt dokusu yukarı askılanırken elmacık kemik de belirginleştirilmiş olur

Göz Altı Morluk Tedavisi

Göz altı morluklarının sebepleri birçok sistemik hastalığın semptomu olabildiği gibi yapısal veya genetik sebeplerden dolayı olabilir. Aşırı yorgunluk, sigara, alkol, uyuşturucu, uykusuzluk ve stresli yaşam gözaltı morluklarının nedenlerinden birisidir. Birçok tedavi şekli mevcuttur. Mezoterapi, prp, dermaroller tedavisi, lazer tedavileri, gözaltı estetik ameliyatı, gözaltı ışık dolgusu değişik tedavi şekilleridir.

Gözaltı morluklarının nedenleri nedir?

1- Gözaltı cildinin ince olması

2- Gözkapağı cildinin altındaki damar ağının belirgin olması

3- Gözaltı cildinin daha koyu renkli olması

-Gözaltı mezoterapi uygulaması

Gözaltı morluğun azaltılmasına yönelik tedavi şeklidir. Ortalama 5-6 seanstan oluşan bir uygulamadır. Haftada bir uygulanır. 15 dakikalık bir işlemdir. Hem ciltteki morarmayı azaltır hem de ince kırışıklıkların azalmasını sağlar.

-Eyecell göz bakım uygulaması

Aşamalı bir göz bakım prosedürü olan eyecell kit ile göz çevresi kırışıklıklarında en etkili yöntemlerden biridir. Büyüme faktörleri ve peptit ile göz çevresi dokusunda iyileşme olurken, arbutin ile göz altı morluklarında gözle görülür düzelmeler gözlemleniyor. Eyecell göz bakımın etkileri; göz çevresi kırışıklık ve kazayağı çizgilerinde gerileme, gözaltı morluklarında azalma, göz çevresinde nem artışı sağlar.

-Gözaltı dermaroller uygulaması

Göz çevresi dokusuna uygulama yapılmak üzere geliştirilmiş özel rolleri ile aktif içeriklerin doğru noktalara gönderilmesini sağlar. Bu tedavi, botanik kök hücre ekstratlarından ve biyo-peptidlerden üretilmiş ürünlerle gerçekleştirilmektedir. Dermaroller ile uygulanan ürünler sayesinde, göz çevresindeki koyu renkli halkaların giderilmesi, gözaltı torbalarının ve mimik kırışıklıklarının azaltılmasını sağlayan cilt bakımı ürünleridir.

-Gözaltı dolgusu

Göz altı dokumuzda özel bir yağ dokusu vardır. Bu yağ dokusu septum denilen bir doğal bariyer ile korunur. Septum genetik nedenlerle yaşa bağlı bir artışla yağ torbası tarafından öne doğru itilir. Böylece göz altında boşluk ve çukurlar oluşur. Dolgular ile bu boşluklar ve çöküntüler aza indirilir. Çözüm bulunamayan sorunlarda ise tek yöntem göz kapağı ameliyatıdır.

Rafaello – Rönesans yöntemi

Gözaltı morluk tedavisinde bir diğer alternatif yöntemdir. Hyalüronik asit içerir. Cilt renginin tonunu ayarlar. Antioksidan etkisi mevcuttur. Cildin nemlenmesini de sağlar.

Bitkisel Cilt Bakımı

Hem kadınlar hem erkekler için yaptığımız uygulama; klasik bir cilt bakımı değildir. Bitkisel ürünlerle yapılan cilt yenilemedir. Her mevsimde,  mevsimine uygun bir uygulama yapılmalıdır.

Kliniğimizde mevsimine uygun yaptığımız bitkisel cilt yenileme yılda 4 kez yapılmaktadır. Her mevsimin başlangıcında farklı ürünlerle uygulanır. Ve bakım sonrasında hastanın kullanması için cilt analiz testi sonrası o mevsime uygun ürün hazırlanır ve o ürünü kullanması önerilir. Yani klasik cilt bakımı değildir. Yazın veya sonbaharın başında, kışın veya ilkbaharın başında uygulanır. Cildi yeni mevsime hazırlamak, bir önceki mevsimin kötü etkilerini yok etmek, kırışıklığı oluşmadan önleyici bakımlar uygulamak, yaşlanmayı geciktirici tedaviler önermek üzerine kurulu bir sistemdir. Doktorumuz tarafından dolgu, kök hücre (fibrocell), mezoterapi, ışık dolgusu, dermaroller terapisi gerekip gerekmediği cilt analizi sonucunda önerilmektedir.

Yaz sonrası cildiniz mi kurudu ?

Güneşten lekeler mi oluştu?

Yüzünüz mat mı gözüküyor?

Cildiniz eskisi gibi ışıldamıyor mu?

İnce kırışıklıklar mı başladı?

Kışın soğuktan cildiniz mi sertleşti?

Yoksa artık kırışıklıklarınız çok mu derin?

Yüzünüzde sivilce izleri mi var?

Evde uygulanan bilinçsizce tekrarlanan sık peeling uygulamaları cildin doğal yapısını bozar, cildin en üst tabakasını inceltir, yağ dengesi bozulur. Yanlış nemlendiriciler kullanıldığında cilt alerjik bir hale gelir, kılcal damarlar daha belirgin hale gelir.  Artık görselliğin çok önemli olduğu günümüzde problemler oluştuktan sonra değil oluşmadan tedavisi, önleyici bakımları tercih ediliyor. Kırışıklığı oluşmadan önleyici bakımlar, yaşlanmayı geciktirici bakımlar tercih edilmektedir.
Cildin üzerindeki ölü hücrelerin düzenli temizlenmesi gerekir. Eğer temizlenmezse ciltte bu hücreler birikir. Ciltte kalınlaşma, kuruma ve lekelenme olur. İnce kırışıklar başlar. Cilt kalın olduğu için kullanılan kremler, ürünler cilt altına geçemez, bu sebepten hiçbir fayda sağlamaz. Öncellikle yazın kuruyan, lekelenen, kalınlaşan derimizi yenilemek, nemlendirmek, ihtiyacı olan ürünü uygulamak esastır.

Göz Kapağı Estetiği

Üst ve alt göz kapağı ameliyatı sadece estetik amaçlı değil sağlık amaçlı da yapılmaktadır. Çünkü üst göz kapağında cilt fazlalığı oluşmuşsa; kişi gözlerinde yorgunluk hisseder, ağırlık çöker ve okuma zorluğu yaşar. Kaşlarda düşüklük veya çatıklık kişiyi sert, üzgün veya yorgun gösterir.

Göz çevresi estetiği denildiğinde;

Üst göz kapağında şişlik

Üst göz kapağında cilt fazlalığı, sarkıklık

Alt göz kapağında torbalanma

Alt göz kapağında kırışıklık ve sarkıklık

Kaz ayakları

Kaş çatma çizgileri

Alın çizgileri

Alt göz kapağında morluk

Göz kapağındaki yağ bezeleri

Kaşlarda düşüklük

Bütün bu problemler estetik müdaheleler, botox veya kozmetik ürünlerle düzeltilebilir. Yapılacak cerrahi işlemler çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Aynı gün kişi evine dönebilir. Gözü pansumanla kapatılmadığı için görme problemi olmaz. Göz kapağında ameliyat sonrası iz kalmaz. En güzel iyileşen doku göz kapağıdır.

Üst göz kapağı operasyonu ;  gözün üst kapağındaki fazla derinin, torbalanmaları oluşturan yağ kitlesinin alınması ile yapılır.

Bu operasyon torbalanmalar ve kapaklardaki sarkmalar gibi kişiye yorgun ifade veren görüntüyü yok eder. Ayrıca üst göz kapağındaki fazlalık, gözlerde ağırlığa ve yorgunluğa sebep olarak, kişi bir şey okurken, bilgisayarda çalışırken uykusu gelebilir. Kişiye daha genç ve canlı bir görünüm kazandırır. Doktorunuz muayene sonrası yaş, derinin durumu ve diğer fiziksel ve tıbbi etkenler gibi, ameliyat kararını etkileyecek değişkenleri sizinle paylaşacaktır. Göz kapağı ameliyatı sıklıkla lokal anestezi ve gerekirse sedasyon ile yapılmaktadır. Hasta aynı gün evine dönebilmektedir. Operasyon sonrası dördüncü gününde pansumanı alınır ve hasta iş ve sosyal yaşantısına rahatlıkla döner. Ayrıca üst göz kapağı; estetik cerrahide hemen hemen hiç izin kalmadığı bölgedir.

İp İle Yüz Ağı Estetiği

İple yüz estetiği denildiğinde bir çok yöntem, bir çok ip çeşidi vardır.  İplerin seçimi kişiye göre ve bölgesel soruna göre seçilir.

Ultra V Lift yöntemi, ya da son dönemlerde örümcek ağı estetiği diye popülarize edilen teknik cilt gençleştirmede yeni bir teknolojidir. Bilinen klasik iple germe yöntemlerinden tamamen farklı bir etkiye  sahiptir. Bu ameliyatsız yüz ve boyun estetiği işlemi, çok ince iğneler içine yerleştirilmiş PDO (polydioxanone)  cildin  içine, sarkan ve gevşeyen noktalara yerleştirilmesine dayanır.  Bu işlemle cilt altında oluşan fibrozis, kolajen üretiminin uyarılması ile bir  tür yapıştırma ve sıkıştırma  etkisi oluşur. Bu etki mekanizması ile  sarkan cilt toplanır. Yan etkisi yoktur. Lokal anestezik kremler ile  işlem yapılır.  Uygulama alanına  göre işlem 30-60 dakika arasında gerçekleştirilir. İpliğin erimesi normalde  6-8 ayda  sonlanırken, kollajen sentezi uyarısı daha uzun sürdüğü  için  kalıcılığı 1,5- 2 yıl kadardır.  İşlemin gerçekleştirildiği bölgede mikro kan dolaşımı artar, tamir mekanizmaları harekete geçer, kolajen üretimi uyarılır.  Yüz germe ameliyatı sonrası gibi bir  iyileşme periyodu  yoktur.  İşlem sonrası, banyo, deniz, güneşlenme gibi kısıtlanmalara gerek yoktur. Cilt  gevşekliklerindeki  ve sarkmalardaki toparlanma  etkisi 4 -6 hafta sonra ortaya çıkmaktadır.  Yüzdeki, boyundaki sarkmalarda lifting etkisi yapar. Alın bölgesi, burun, yanaklar, elmacık kemikleri, çene hattı, boyun, nazolabial çizgiler, glabella, kaş, üst dudak uygulama bölgeleridir.

Dermaroller Uygulaması

Dermaroller disk şeklinde dizilmiş, üzerindeki mikro iğnelerle dakikalar içerisinde 500 binden fazla mikro kanal yaratarak ilacın cildin altına geçmesinde yardımcı olur.

Dermaroller tedavisi 4-6 seans yapılan cildi sıkılaştırma için tercih edilen her seansta ayrı bir ürün kullanılan bir işlemdir.

Dermaroller tedavisi cildin üstünü soymadan, cildi yakmadan, sağlam dokulara zarar vermeden yapılan kollejen uyarma tedavisidir. Hiçbir yan etkisi yoktur. Dermaroller ile ürünün transdermal geçişi kırk kat artacağı için daha etkili olacaktır. Her cilt tipinde güvenle uygulanabilir. Tedaviden sonra 12 saat suyla temas etmeyiniz. Her mevsimde yapılabilir.

Dermaroller uygulaması ile geniş gözeneklerin sıkılaştırılmasında, akne izlerinin tedavisi, göz altı morluklarının azaltılmasında ve saç dökülmesi gibi çoğu sorunda oldukça olumlu sonuçlar elde ediliyor. Cilt üzerinde değişik amaçlara yönelik ürünlerin dermaroller kullanılarak deriye geçişinin arttırılmasının “dermaterapi” olarak adlandırılmaktadır. Normal cilt bakım ürünleri cilt altındaki bazı yapı taşlarının azalmasını engeller veya onları yenilemeye çalışır, yalnız bu ürünlerin çoğunun cilt altına bile ulaşamadan etkisini yitirir. Dermaroller, deri üzerinde son derece ufak kanallar açarak kök hücre ekstrelerinin veya kullanılan ürünlerin cilt altına 200 kattan daha fazla geçmesini sağlıyor. Cilde uygulandığında silindirik tamburun üzerinde bulunan iğneler, cilt üzerinde mikro kanallar açıyor. Bu kanallar deri altına açılan bir tür geçitler gibi düşünülebilir. Dermaroller ile her bölgede ortalama olarak 6-10 kez yıldız biçiminde uygulama yapılıyor. Aynı bölgeden defalarca geçildiğinde 1 santimetre karede aşağı yukarı 250-300 adet mikrokanal açılıyor. Bu mikrokanalların açılması sırasında genelde kanama söz konusu olmuyor. Mikrokanallar, aşağı yukarı 20 dakika içinde herhangi bir iz bırakmaksızın derinin kendi elastikiyeti ile kendi kendine kapanıyor Dermaterapi’nin bir diğer yararı da dermarollerin kendi etkisinden kaynaklanıyor. Dermaroller’ın açmış olduğu mikrokanallar, deri tarafından yara gibi algılanıyor, yalnız ortamda aslında yara olarak görülebilecek bir durum olmasa dahi deri kendi içinde bir tamir mekanizmasını başlatıyor. Bu mekanizmanın en önemli fonksiyonlarından bir tanesi deri içinde yine büyüme etkenlerinin salgılanması sebebi ile kollajen, hyalüronik asid, elastin fibriller gibi yapıların sentezlenmesi oluyor. Ortamda gerçek anlamda bir yara olmaması sebebi ile üretilen bütün bu maddeler, cildinizde anti-aging etki sağlıyor. İnce çizgi ve kırışıklıkların azaldığı, yanık ve akne skarlarının hafiflediği görülüyor.

Fibrocell Kök Hücre

Gençlik aşısı da denilen doku yenileme yöntemi son yıllarda başarılı sonuçları nedeniyle talep gören bir uygulama olmuştur. Hücresel tedaviler doku mühendisliğinin parçalarından biridir. Hücre, doku mühendisliğinin temel unsuru olup bozulan bir dokunun rejenerasyonundan sorumludur. Hücresel tedaviler özellikle sağlık alanında yüzgüldürücü sonuçlar vermekte ve tercih edilerek kullanılmaktadır.

FibroCell hastanın kendi hücrelerinden elde edilen, zamanın etkilerini geriye çeviren Otolog Fibroblast Hücresel Tedavi yöntemidir. Bir ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemidir.

Otolog fibroblast hücre tedavisi son dönemde estetik cerrahi ve dermatoloji alanında  oldukça önem kazanan uygulamalardan bir tanesidir. Dermal ve subkütanöz defektler örneğin kırışıklar, çatlaklar, akne skarları, yara izleri tedavilerinde otolog fibroblast kullanımı estetik cerrahlar için yeni bir pencere açmıştır.

Fibrocell’in Avantajları:
Toksik değildir.
Kalıcı ve uzun etkilidir.
Karsinojenik değildir.
Teratojenik değildir.
Allerjik değildir.
Hayvansal hastalık oluşturma riski yoktur.
Yeterince elastiktir.
Enjekte edildiği yerden başka yerlere kaymaz.
Herkeste aynı etkilidir
Güvenlidir.

Uygulamanın Etki Süresi:
Otolog fibroblast enjeksiyonu iyileşmenin dereceli olarak 12 aya kadar arttığı dinamik ve canlı bir protein tamir sistemi sunar. Bu iyileşme uzun sürelidir ve bilim adamlarının araştırmalarına göre 4,5 yıldan sonra bile iyileşmede bir bozulmaya rastlanmaz.

Diğer yöntemlerden farkları nelerdir?
Dolgu enjeksiyonu ve fibroblast tedavisi iki farklı uygulamadır. Dolgu malzemeleri özellikle cilt kırışıklıklarında kısa vadede geçici bir dolgunluk sağlarken, otolog fibroblast enjeksiyonu bir tedavi yöntemi olarak cilt kırışıklıklarının yok edilmesinde etkili fakat dolgu malzemelerine nazaran daha uzun vadede etki gösteren bir yöntemdir. Otolog fibroblast hücre tedavisi uygulaması dolgu malzemeleri ile karıştırılmamalıdır.
Operasyon gerektirmeksizin bu teknik yüzdeki çevresel defektlerde kalıcı iyileşme gösteren, güvenilir şekilde kullanılan ve nerdeyse % 0 hipersensitif (allerjik) reaksiyon gösteren bir yöntemdir.
Bu yöntem, özel bir kültür yöntemi ile otolog canlı fibroblast hücre hattı oluşturmak için hastanın kulak arkasından  punch ile alınan küçük bir biyopsi gerektirir. Sayısal olarak çoğaltılan bu canlı otolog fibroblastlar hastanın direk olarak dermisine enjekte edilerek burada sürekli bir protein tamir sistemi oluştururlar. Son bulgular; cilt gençleştirmede  12 aydan 48 aya kadar ölçülebilir bir iyileşme olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalardaki histolojik analizler fibroblast enjeksiyonunun kolajen artışını sağladığını ve bununla birlikte dermal kolajenin kalınlığını ve yoğunluğunu da artırdığını kanıtlamaktadır. Bu yöntem herhangi bir alerjik tepki vermez.

Yıpranan dokuda canlılığını kaybeden hücrelerle birlikte kollajen ve elastin üretimi azalır. Artık bu durum, doku mühendisliği teknikleriyle önlenebilmektedir. Bu bölgeye nakledilen fibroblast hücreleri dokunun eski canlılığını kazanmasını sağlar. Uygulama, yaşayan, dinamik bir protein tamir sistemi ile tedavi ardından  12-24 ay boyunca kademeli olarak düzeltme sağlar.  Bu düzelme uzun sürelidir, araştırmacılara göre, dağılmadan 4,5 yıl boyunca sürer.

Milano Yüz Liftingi

Yüzdeki renk tonu farklılıkları, lekeler, gözenek genişlikleri, cilt sarkmaları,kırışıklıklar, ciltte matlık, yorgun ifade en çok bize başvurulan sebepler. Hepsinin değişik tedavi seçenekleri, tedavi süreleri mevcut. İğneli tedaviler, lazer yöntemleri, iple yüz estetikleri, kök hücreler çeşitli tedavi seçenekleridir. Bu tedaviler rutin olarak kişilerin memnun kalacağı şekilde uygulanmaktadır. Fakat bir de iğneden korkanlar için yaptığımız bir estetik uygulamada yoktu. Milano Yüz Lifting, tamamen iğneden korkanlar için bir cilt gençleştirme yöntemidir. Ve diğer yöntemlerden farklı olarak da kızarıklık, morarma, şişlik, kabuklanma gibi etkileri yoktur. Aynı gün içerisinde güneşe çıkılabilir, makyaj yapılabilir ve akşam herhangi plan yapılabilir.

Kliniğimizde uyguladığımız Milano yüz lifting yönteminde sırasıyla önce cildi temizliyoruz. Sonrasında akustik dalga terapisi ile yüzdeki ve gıdık bölgesindeki kas liftingini sağlıyoruz. Ve asıl aşama olan Milano gençlik peeling uygulamasını iğnesiz olarak yapıyoruz. Özel masajı ve ürün sayesinde epidermiste hasarlanma olmadan aktif bileşenlerinin cildin tüm katmanlarına ulaşması sağlanır. Cilt altına geçen ürün hem cilt altında hem de ciltte toparlama sağladığı için 3 aşamalı lifting etkisini de böylece sağlamış oluyoruz. Bu protokolle ciltte lifting, parlama, gözeneklerde küçülme, sıkılaşma , sarkıklıklarda toparlama ve ince çizgilerde düzelme gibi sonuçları görmekteyiz. Haftada 1 uygulanan yöntem 5 seansta gerçekleştirilmektedir. FLAŞ etkisi sayesinde düğün veya özel günlerden hemen önce de uygulanarak bu özel günlerimize daha dinç, daha canlı bir yüz ile katılmanızı sağlar.

Ve en önemlisi Milano Gençlik Peelingi uygulamasını dekolte bölgesinde de başarılı bir şekilde uygulamaktayız. Kadınların en çok sorun olarak gördüğü bölge olan dekoltedeki kuruluk, ince kırışıklıklar ve gevşeklik de toparlanmış olur.

Ve Milano Yüz Liftingi erkekler arasında da oldukça popüler bir uygulama haline gelmektedir. Çünkü erkekler hem gençleşmeyi isterken hem de çevreden anlaşılmamasını istemektedir. Morluk, kabuklanma, kızarıklık olmadan uygulanan bu işlemden sonra tekrar iş hayatına rahatlıkla devam edebilmektedirler.

PQage yani Milano gençlik peelingi, kullanımı kolay ve güvenilir olan bir peeling solüsyonudur.  İçeriğinde TCA, Kojik asit, Üre peroksit ve Q enzim Q10 ihtiva etmektedir. Bu sebepten sivilce izleri, leke, gözenek genişliği, renk bozuklukları, ince kırışıklıklar, sarkmalar gibi problemlerde   etkin bir tedavi sağlar ve iğnesiz uygulanır. Bu bir tedavi protokolüdür.

Milano Yüz liftingi güneşe karşı bir duyarlılık oluşturmaz, her mevsimde rahatlıkla uygulanır. Bronz olan kişilerde de güvenle uygulanabilir. Ciltte parlaklık, lifting ve bir aydınlanma sağlar. Yüzde ışıltı etkisi gösterir.

Dekolte Estetiği

Yüz estetiği uygulamalarının çeşitliliğinin artması, rutin halde uygulanması nedeniyle, artık dekolte estetiği de oldukça ön plana çıkmıştır. Ve yüzlerinde gençleşme gören kişiler boyun bölgelerinde de aynı gençleşmeyi beklemektedirler. Çoğumuz günlük cilt bakımını sadece yüzümüzle uygular, ürünleri boynumuza ve göğüs bölgemize sürmeyi ihmal ederiz. Oysa onlar da en az yüzümüz kadar bakımı hak eder, çünkü sahip oldukları ince deri nedeniyle ekstra neme ihtiyaç duyarlar. Özellikle dekolte bölgesi güneşten ve nemsizlikten etkilenir. Dekolte bölgesi için uyguladığımız işlemler;

1- Milano Liftingi: İğnesiz estetik işlemi olarak popülarize olan yöntem özellikle yüz, boyun, dekolte bölgesinde oldukça etkilidir.

2- Kırışıklıklara dolgu:  Bu bölgedeki deri elastikiyeti bozulduysa ince kırışıklıklar özel dolgu maddeleri ile doldurulmaktadır. 

3- Kök hücre Fibrocell: Bir gençleştirme yöntemi olan fibrocell ile yüz, el, boyun bölgesi ve dekoltede oldukça etkili sonuçlar elde etmekteyiz.

4- Dekolte için cilt bakımı:

5- Peeling ile canlandırma: Küçük peeling ajanları ile derinin canlılığını, elastikiyetini artıracak işlemler uyguluyoruz. İleri derecede artmış çizgilenme varsa yağ enjeksiyonları yapıyoruz. 

6- Vitamin ve Mezoterapi: Canlandırmak ve nemi artırmak için çeşitli vitaminler ve kokteyller yapılmaktadır.

7- Dekoltedeki leke tedavisi: Dekoltede kadınların en çok şikayet ettiği konulardan biri de güneş lekeleridir. Bu lekeler için dekolteye peelingler yapılmaktadır.

Dolgu

Dudak estetiği estetik cerrahinin en renkli konularından biridir. Çünkü dudak; yüzün güzelliğini simgeleyen, konuşurken, poz verirken dikkat çeken bir organıdır. Yüzyıllardır dolgun dudak çekiciliğin simgesi olmuştur. Estetik cerrahi’de bu yönde devamlı gelişmeler olmaktadır. Dudak estetiğinde;

-Dudak kontör belirginleştirme

-Geçici dolgu ile dudak kalınlaştırma

-Kalıcı dolgu ile dudak kalınlaştırma

-Yağ enjeksiyonu ile dudak kalınlaştırma

-İmplant (silikon)  ile dudak kalınlaştırma

-Dudak inceltme ameliyatı

-Dudak askılama

-Gülüş estetiği

-Dudak kırışıklığı tedavisi

Görüldüğü üzere dudak estetiği çok geniş bir konudur. Tedavinin şekli, hastanın beklentisi, doktorun tercihine göre seçilir. En iyi seçenek beraber konuşarak karar verilen yöntemdir. Çoğunlukla basit bir işlem olduğu için estetik cerrahların en çok yaptığı işlemlerden biri sayılabilir.

Merkezimizde dolgu maddesi olarak hyalüronik asit kullanıyoruz. Mevcut olan kalıcı dolgu maddeleri hyalüronik asit olmadığı için çeşitli riskleri vardır bu sebepten dolayı kalıcı dolgu maddelerini kullanmıyoruz. Dolgu maddesi burun kenarından dudağa kadar uzanan çizgilere, gözaltına, dudak üstündeki çizgilere, kaş ortasına, elmacık kemiklerine, çeneye ve yanaklara uygulanır. Dolgu işlemi yaklaşık 15 dk süren bir işlemdir. Hemen işinize dönebilirsiniz. İşlem sonrası iğnenin girdiği bölgelerde ufak morarmalar olabilir. Buz uygulaması ve kapatıcılarla bu en aza indirilebilir. Dolgu maddesinin etki süresi kullanılan ürüne göre değişmektedir, ortalama etkisi 6- 18 ay süren hyalüronik asitler mevcuttur.

Hyalüronik asit nedir?
Dolgu maddesi hyalüronik asit ve fizyolojik serum içen pH’ı 7 olan bir jel biçiminde hazırlanmış bir preparattır. Dolgu maddelerindeki hyalüronik asit hayvansal kaynaklı değildir. Vücudumuzda esasen bulunan bir madde olmasından dolayı alerji yapma olasılığı son derece düşüktür.

Dolgu maddesi nasıl etki eder?
Yüzde uygulandığı alana dolgunluk sağlayarak etki etmektedir. Dolgu etkisi hyalüronik asitin su tutma özelliği moleküllere giderek artan miktarda suyun tutunmasına yol açar. Bu da uzun kalıcılık süresini açıklar.

Yüzümüz hareketli bir yapıdır ve bu hareketli yapı içinde mimik hareketlerimiz, yaşımız, çevresel etkenler ve genetik özelliklerden kaynaklı yüz ve yanak bölgemizde çeşitli kırışıklıklar, çizgilenmeler, sarkmalar oluşur. Bu kırışıklıkların tedavi seçeneklerinden biri de dolgu ile yapılan işlemlerdir.

Geçici Yanak Yüz Dolguları
Bu grup dolgu maddeleri Hyaluranik asit içeriklidir. Bu dolgular içerdikleri hyaluranik asit miktarına, çapraz bağları oranına göre farklı preparat isimleri alırlar. Bu dolgular 6-12 aylık dolgulardır. Dolgunun markasına ve kailtesine göre kalıcılıkları değişiklik göstermektedir.

Bu dolgu grubu yüz bölgesine en çok uygulanan dolgu çeşididir. Uygulaması basit, oldukça az şişlik yapmaktadır. Hemen sonucunu görebilir ve de günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Kaç adet dolguya ihtiyacınızın olacağı doktorunuzun yaptığı muayene sonrası belli olacaktır.

Kalıcı Olan Yanak Yüz Dolguları
Bu dolgular vücuda girince kendi yapılarını muhafaza ederler ve bozulmazlar. Bazen bir kapsül dokusu çevrelerinde oluşabilir, bunun neticesinde orada hayat boyu kalabilirler. Bu dolgular diğer dolgulara göre daha az tercih edilmektedir. Bioalcamid, Artecoll, Aquamid, Aphrodite, Artefill kalıcı dolgulara örnektir.

Gençleştirici Yüz Mezoterapisi

Yüz mezoliftingi cilde canlılık ve parlaklık verir.  Elastin ve kollajen sentezi aktive olur. Cilt sıkılaşır, gerilir ve toparlar. Cilt üzerine sürdüğümüz kozmetik kremler cilt bariyerini geçemediği için derin tabakalara geçemez. Fakat mezoterapide ise ilaçlar istenilen hedef dokuya ulaşır.

Yüz mezoterapisi (mezolifting) yüzün her bölgesine, boyun,  dekolte ve el bölgesine uygulanır.  Piyasadaki ürün çeşitliliğinden dolayı bazı ürünlerde 1 seans yeterli olurken, bazı ürünlerde ise 3-4 seans gerekebilmektedir. Mezoterapide somondan elde edilen kollajen, hücre yenileyici,  vitaminler, selenyum gibi cilde dolgunluk veren,  nem oranını dengeleyen ürünler kullanılır.

Cildin ihtiyacı olan antiaging vitaminlerin, cilde mikro iğnelerle uygulanması prosedürüdür. Bu vitaminler; A, D, E gibi antioksidanlar, selenyum, ginko biluba, hyaluronic asit ve bir takım hücre yenileyicilerdir. Yüz mezoterapisi; zaman içinde citte eksilen vitaminlerin yerine konulmasına bağlı, ciltte yenilenme, cildin nem ve elastikiyetinde artma sağlar.

Cildin kollajen ve elastin sentezi aktive olur, cilt gerilir ve toparlanır. Uygulanan bu ilaçlar vasıtası ile kısa vadede parlaklık ve canlılık, orta ve uzun vadede ise cilt yapısının elastikiyeti ve gerginliği sağlanır. Ciltteki matlık ve ton farklılıkları zaman içinde azalır.

Cilt üstüne sürülen kozmetikler cilt bariyerini geçerek derin tabakalara nüfuz edemez, tam tersine mezoterapi tekniğinde ise ilaçlar istenilen hedef dokuya ulaşır. Mezoterapi; Nemlendirici ve güneş koruyucunun cilt altına daha çok nüfus etmesini sağlar, kullanılan ürünlerin aktivitelerini arttırır.

AWT Uygulaması

AWT; akustik dalga terapisi, ultrasound dalgasının üstünde bir şok yaratır, bu etki hücre hasarı yapmaz, bu sayede üst üste atış yapılabilir. AWT  selülit dışında, yüz ve boyun bölgesinde, çene altı, kol ve bacak içi sarkmalarda etkili olmaktadır.

Akustik wave terapisi cilt, cilt altı, bağ ve yağ dokusu, dolaşım sistemi, kaslar ve metabolik sistemi etkileyen tam kat doku aktivasyonu sağlar. Bu işlem sonrasında yüz ve boyun bölgesindeki cilt sıkılaşır. Yüz germe ameliyatı istemeyen, anestezi açısından riskli ve sigara içen kişilerde uygun bir seçenektir.

Akustik dalga cilt altında içinde ilerlerken ısı oluşturmazlar ve dokuda tahribat meydana getirmezler. Doku içinde şok dalgaların mekanik gücünden kaynaklı olarak metabolik ve iyileştirici özellikleri açığa çıkar. Yüz ve boyun bölgesinde kollajen sentezini uyarır, elastin oranı yüksek kaliteli kollajen sentezini artırarak cilt gerginliğini sağlar.

Şok dalgalarının cilt sıkılaşmasındaki başarısından hareketle geliştirilen özel bir başlıkla, daha yüzeysel uygulamalar yapılmakta ve cilt gençleştirmede de güvenle kullanılmaktadır. Sonuç olarak AWT- Akustik Dalga Terapisi derinin doğal elastikiyetini ve sıkılığını geri kazanmasına yardımcı olur. Özellikle boyun ve çene bölgesinde etkisi çok fazladır.

Leke Tedavisi

Işık Peeling (Enzim Peeling)  uygulamasıyla lekelere tek seansta veda edin.

Enzim Peeling (Işık Peelingi)

“Melano Out System” adı verilen enzim peeling, salgılanan melaninin koyu renge dönüşmesini sağlayan tyrosinase enzimini baskılayarak ciltteki melanin oluşumunu azaltır. Ciltteki lekeli bölgelerin rengi açılarak etkin bir tedavi sağlanır.

Enzim peeling, melasma ve özellikle hassas ciltlerde güneşe maruz kalmaktan kaynaklanan lekelerin tedavisinde etkili yöntemlerden biridir.

Enzim Peeling ciltte leke oluşumunu tetikleyen mekanizmayı baskılar. TCA ve soyucu asitleri içermez, dolayısıyla yan etki riski minimumdur. 1-4 hafta içinde parlak, tazelenmiş ve lekelerden arınmış bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.

Enzim Peelingi ( Işık Peeling ) Nasıl Uyguluyoruz?

Enzim Peeling’in ilk başlangıç tedavisi her zaman klinik koşullarda uzman doktor tarafından yapılır. Cilt temizlendikten sonra ışık peeling uygulamasına geçilir. Cilt tipinize bağlı olarak uygulanan maske 8-12 saat arası yüzünüzde kalmalıdır. Uygulamanın ardından maske cildinizde kalarak eve gidilmektedir. Doktorunuz tarafından belirlenen, size iletilen süre sonunda maske suyla yıkanarak temizlenir. İki gün boyunca verilen nemlendirici krem kullanılır. Daha sonra leke için özel kremin kullanılmaya başlanması gerekmektedir.

Işık Peeling İle Ne Tür Cilt Problemleri Tedavi Edilebilir?

• Cildin yaşlılık lekeleri

• Yüzdeki aşırı pigmentasyondan kaynaklanan lekeler

• Derideki koyu lekeler (spotlar)

• Melasma

• Cholasma

• Akne izleri

İlk uygulamadan 2-4 hafta sonra kontrol yapılması önerilir. 3-6 ay boyunca da doktorunuzun önerdiği aralıklarla kontrol yapılabilir. Leke kremine devam edilip edilmeyeceği bu kontrollerde karar verilir.

Işık Dolgusu

Cildin nemi yeterli ise stratum corneum tabakası pürüzsüz bir görünüm kazanır ve ışığı yansıtma özelliğine sahiptir. Eğer stratum corneum tabakası  kuru , nemsiz ise içindeki hücrelerin düzen yapısı bozulur , ışığı deriden düzgün olmayan açılarla yansıtacağından cildimiz daha donuk ve mat bir şekilde gözükebilir. Anlaşılan şu ki parlaklık ışıltılı bir görünüm canlı bir cilt dokusu için cildin nemi çok önemlidir. bu nemi kaybetmemize sebep olan faktörler  güneş ,sigara, beslenme şeklimiz,çevre kirliliği, toksinler olabilir. Bu kaybettiğimiz nemi nemlendirici ürünler bakım ürünleriyle kazanmamız mümkün değildir. Çünkü bu ürünler bu nemi kaybetmeden önce etkilidir. Ciltteki bu nemi sağlamak için dermis içerisine dışarıdan bir ürün vermemiz gerekmektedir.  Işık dolgusu da işte burada devreye girer. Işık dolgusu 3 hafta aralarla, 3 seansta yapılan bir uygulamadan ibarettir. İçerdiği hyaluronik asit, antioksidan, vitamin ve mineraller ile cildin dış uyarılara karşı savunmasını arttırıyor , cildin nemini geri veriyor, hücre yenilenmesini uyaran bir etki sağlayarak parlak bir görünüm elde ediliyor. Böylece nemli olan cilt ışıltılı bir görünüme kavuşmuş oluyor.

Işık dolgusu;  cildin ışığı yansıtma kapasitesini artırmak için yapılan  çok tercih edilen bir uygulamadır. Cildin kalitesini arttıran ve ışık yansıtıcı özelliği olan, dolgunun anti-aging bakımlarının istenilen bir tamamlayıcısıdır. Cildin nemlenmesine ve onarılmasına yardımcı olur. Ciltte sıkılaşma, parlama ve  nemlendirme sağlar.

Amacı, cilde, ışığı yansıtma kapasitesini tekrar kazandırmak.Işık dolgusunun içeriği; hyalüronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden oluşuyor. Hyalüronik asitin yaşla birlikte vücuttaki üretimi de azalıyor. Böylece yaşlanma belirtileri olan ciltte matlık, kuruluk, cansızlık ve kırışıklıklar ortaya çıkıyor. Bu yüzden hyalüronik asit dışardan verilmesi gerekmektedir.  Işık dolgusu, hem içeriğindeki hyalüronik asit hem de yeniden yapılandırma kompleksi sayesinde, derinin kalitesini olumlu yönde değiştirir.

Çene Estetiği

Çene yüzün genel yapısını belirleyen önemli yapılardan birisidir. Genetik sebepler veya sonradan gelişen sebeplerden estetik görüntüsünü kaybetmiş olabilir. Trafik kazası, travma ve doğumsal nedenler çenede şekil bozukluğuna sebep olabilir.

Çene estetiği; genellikle çenenin uzatılması, büyütülmesi, küçültülmesi, geriye alınması şeklinde birçok işlemi içine almaktadır. Bu ameliyatlar duruma göre üst çeneye veya alt çeneye yapılmaktadır.

Çene aynı zamanda alın bölgesi, burun ve dudaklarla uyum içerisinde, açısal olarak dengeli olmalıdır.

Çene Estetiğinde uyguladığımız yöntemler;

-Yağ enjeksiyonu: Kişinin karın, bel bölgesinden alınan yağın santrifuj edilerek çene bölgesine verilmesi

-Dolgu Enjeksiyonu: Kolajen, haylüronik asit, aqualine gibi birçok madde çeneye enjekte edilerek çene dolgun hale gelebilir.

-Kıkırdak, kemik yerleştirilmesi

-Çene ucu silikon-protez: Lokal anestezi veya genel anestezi altında çeneyi uzatmak veya büyütmek için özel yapım materyallerin çeneye yerleştirilmesi

- Çene kemiklerinin öne veya geriye doğru yer değiştirilmesi ve ilerletilmesi